19 Şubat 2011 Cumartesi

Yeni doğan bebeğn anne ile iletişimi,anne bebek iletişimi

Anne Babanın Bebekle İlişki Kurması
Uzmanın veya annenin günümüzde işleri yoğun olduğundan bebek için ayırdıkları zaman sınırlı olabilir. Bunun için bebeğin beslenmesi veya bakımı sırasında bebekle ilişki kurmak için konuşmalı, alçak bir ses tonu kullanılmalı, bebeğe dokunmalı, bebeğin verilen uyaranı olmasına fırsat tanımalıdır.
Bebeğe uyaran vermek için en uygun zaman onun en uyanık ve rahat olduğu zamandır. Bebekle sadece ağlarken ilgilenmek doğru değildir. Bebek bunu bildiği için giderek ağlama davranışını tekrarlayarak ilgi çekmeye çalışır. Bebeğin anneyle iletişim kurmasında uzman doğum öncesi dönemden başlayarak yardımcı olmalıdır. İlk iş anne ve bebeğin birbirini tanımalarına, araştırmalarına yardımcı olmaktır.
İkinci olarak ailenin yenidoğanın tüm özelliklerini tanımalarına yardımcı olmaktır.

Çevreyi ilginç hale getirmek için;
• Büyük, renkli (kırmızı, sarı, mavi) objelerdenoluşan oyuncaklar kullanılmalıdır. Bebeğin bu objelere karşı ilgisi en çok 5 dakika sürer.
• Sesli ve sallanan oyuncaklar seçilmelidir.
• Renkli resimlerle yatağının kenarları süslenmelidir.
• Renkli şekilli yatak örtüleri ve perdeler kullanılmalıdır.
• Müzikli oyuncaklar, radyo (hafif sesli ve aralıklı olarak) dinletilmelidir.
• İnsan yüzü ve sesi önemlidir. Kalabalık ailelerde çocuklar daha çok uyaran alır.
• Bebeğin uygun olduğunda dışarıya çıkarılıp gezdirilmesi gerekir.
Bu şekilde bebeğe uyaran vermek, ilgisini çekmek, çevresini tanımaya teşvik etmek mümkündür.

Bu arada her bebeğin kendisine özgü oldu ğunu ve değişik tepkiler verebileceği unutulmamalıdır. Bazı bebekler daha çok uyuyup daha az uyaran alırlar. Veya ilgilerini uzun süre koruyamazlar.

Bebek kendisini rahatsız eden davranışları belli eder. Strese karşı titreme ile tepki verebilir. Hassas bebekler ani ses ve dokunuşlar sonucu irkilebilir. Bebek kendini kötü hissettiğinde rengi pembeden kırmızıya, bazende siyonatik hale dönüşebilir.
Uzman bebeğin tepkilerini, tepkilerinin anlamını anne ve babanın anlamasını sağlamalıdır. Bunun için uzman bebeğin normal tepkileri hakkında anne ve babaya bilgi vermelidir.
Uzman aileye bebeğin her zaman olumlu tepki vermeyebileceğini, olumsuz tepkilerinin nedeninin sadece açlık ya da ihtiyacını belirtmek amacıyla olmadığını, psikolojik ihtiyaçlarının da var olduğunu belirtmelidir.

Anneler bakım verdikten sonra bebeğin huzur duymasını rahatlamasını görerek tatmin duyarlar. Bakım esnasında bebek anneyi reddediyor ve huzursuz oluyorsa anne reddedildiğini düşünerek mutsuz olabilir.

Uzman bu gibi durumlarda anne ve babanın bebekle ilişkisine yargılayıcı olarak bakmamalıdır. Uzman anne ve babaya bebekle ilgilenmeleri konusunda öğretici olmalı, kendi davranışlarından emin olmayan anne baba için destekleyici ve eğitici olmalıdır.
Anneye bebeğin bazı davranışlarını tanımlaması öğretilmelidir. Örneğin anne, kendi yüzünün bebeğin gelişiminde önemli bir unsur olduğunu bilmelidir. Yine anne bebeğinin diğer bebeklerden farklı olduğunu bilmelidir. Sevginin, ilginin bebekle etkileşimde önemli rolü vardır. Mekanik davranışlarla bebeğe yaklaşıldığında uzun süreli olumsuz etkiler gözlenir.

Kuru ciltler için peeling tarifi,kuru ciltler için maske tarifi

Bir katlı kaşığı mısır ununun içine bir tatlı kaşığı yoğurt katarak iyice karıştırın ve yavaş bir şekilde masaj yaparak temizlenmiş cilde yedirin. Birkaç dakika cildinizi bu şekilde ovduktan sonra ılık su ile durulayın ve uygun bir nemlendirici ile nemlendirin.

Cilt rengini belirleme,cilt rengini bulmak,cilt tonunu bulmak

Cilt tipi kadar cildin renginin de doğru bilinmesi gerekir. Öncelikle bilmeniz gereken cildin renginin pigment derecesine bağlı olduğudur.

Açık renk ciltler soluktan pembeye bejden gül pembesine kadar değişir. Koyu cilt rengi ise buğdaydan esmere açık kahverenginden siyaha kadar gider. Siyah aslında genel bir deyimdir ve beyazdakinden daha fazla tonu kapsar.

Cilt uzmanları cildin bir çok tonunun bulunduğunu esmer ciltlerin 35 ton beyaz ciltlerin ise 10 ayrı tonda dağılım gösterdiğini vurgulamaktadır. Cildin rengi cildin yapısına ve niteliğine etki etmediği için cilt renklerine bağlı olarak farklı bakımların yapılmasına gerek yoktur. Yalnız açık renk ciltlilerin güneşten daha fazla etkilendiği için güneşe çıkarken daha çok korunmaları gerekir.



Soğuk havalarda kuruyan esmer ciltler grimsi bir renk alırlar. Genel olarak cilt ne kadar koyu renkteyse cildin yaşlanması da o kadar geç olur. Güneş açık renk ciltlerin en büyük düşmanıdır. Bu tip ciltler kolay kurudukları için çok çabuk yaşlanırlar. Oysa koyu renk ciltlerde dengeli dağılmış olan pigmentler güneş ışınlarını engelleyen bir filtre görevi yapar. Bu tür yağlı cildin üstü nemi içinde tutan bir koruyucu sayılabilir. Koyu renk ciltler güneşte daha da koyulaşır ve yanarlar. Üstelik bu yanma beyaz tendekiler gibi kötü bir etki yaratmaz ve hemen soyulmaz. Cilt uzmanlarına göre; esmer tenlilerde akne cilt kanseri ihtimali de açık renklilere kıyasla daha azdır.

Karma ciltler için peeling,evde hazırlanan peelingler,karma ciltler için maske

Bir tatlı kaşığı yulaf ezmesi veya mısır ununu bir tatlı kaşığı yoğurt ile iyice karıştırın. Yüzünüze buhar banyosu yaptıktan veya banyodan çıktıktan sonra temiz cilt üzerine hazırladığınız peelingi bir iki dakika ovarak sürün. Daha sonra cildinizi ılık su ile durulayıp uygun bir nemlendirici ile nemlendirin. Bu peeling diğer cilt tipleri için de uygun ve etkilidir


Bir çorba kaşığı çekilmiş badem bir çorba kaşığı yulaf unu bir çorba kaşığı ince ince rendelenmiş limon kabuğunu iyice karıştırın. Daha sonra bu karışımdan avucunuzun içine bir miktar alın ve hafif yumuşayacak kadar su damlatıp temizlenmiş cildinize yavaş yavaş masaj yaparak yedirin. 2-3 dakika kadar bu işleme devam ettikten sonra cildinizi ılık su ile durulayın.

Yağlı ciltler için peeling,yağlı ciltler için maske,peeling

Biraz bira mayasını çok az miktarda su ile karıştırıp hamur haline getirin ve bu karışımı yüzünüze uygulayın. Soyucu etkisi ile cildinizin gözeneklerini derinlemesine temizler ve uyarır. Aynı zamanda cildinizin ihtiyacı olan protein ve vitaminleri sağlar.

Biraz balı hafifçe ısıtıp yüzünüze masaj yaparak yedirin. 15 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. Bal hem mikrop öldürücü etkisi sayesinde cildinizin gözeneklerini temizler hem de cilde gerginlik verir. Arzu ederseniz balın içine biraz buğday özü de katabilirsiniz. Yağlı ciltlere oldukça faydalıdır.

Mükemmel saçlar için,düz saçlar için,kıvırcık saçlar için öneriler

atmadan önce yapacağınız birkaç ufak hazırlıkla sabah muhteşem saçlara sahip olun. Hem de zaman harcamadan..


Düz Saçlarla Uyanın

Uygun Saç Tipi: Düz dalgalı ya da fönlü saçlar

İlham Kaynağı: Rachel Bilson
Akşam Hazırlığı
• Maçka Moss Kuaför'den Mert Yaprakgül "Nemli saçınızın diplerine değdirmeden yalnızca uç kısımlarına düzleştirici serum uygulayın." diyor. Ardından ürünün daha iyi yayılması için tüm saçı tahta bir tarakla tarayın.
• Saçlarınızı krepe tarağının sivri ucuyla üç parmak kalınlığında tutamlara ayırın ve her tutamı geniş dişli bir tarakla tarayarak düzleştirin.
• Sadece en üstte kalan tutamları orta kalınlıkta yuvarlak bir fırçayla fön aşagıdan üfleyecek şekilde düzleştirin. "Bu işlemi saç düzleştiricisiyle de uygulayabilirsiniz." diyor Yaprakgül.
• Uykunuzda döndükçe saçınızın bozulmaması için saçlarınızı ensenizde gevşek bir tokayla toplayın ve ipek bir eşarpla sarın.
Sabah Dokunuşu
• Saça hacim kazandırmak için başınızı öne eğip tersten tarayın. Eğer lastik toka saçınızda iz bırakmışsa neme dayanıklı bir spreyle son şeklini verin.


düzleştiriciyle o bölgeleri rötuşlayın. Görünümü sabitlemek için Belirgin Buklelerle Uyanın

Uygun Saç Tipi: Kıvırcık saçlar

İlham Kaynağı: Azra Akın
Akşam Hazırlığı
• Bahçecik Ulus Kuaför'den Okan Seyhan Kerastase'inki gibi bukle belirginleştirici bir ürünü nemli saça uygulamanızı öneriyor. "Önce avucunuza bir miktar ürünü alıp ovuşturun ve parmaklarınızla tüm saça dağıtın." diyor Seyhan.
• Saçınızı önde yukarda arkada ve yanlarda kalın tutamlara ayırın. "Ne kadar kalın tutamlar olursa dalgalarınız o kadar belirgin olur ince tutamlar daha sönük görünebilir." diyor Seyhan.
• Saçlarınız hala nemliyken kağıt havluları rulo haline getirip ayırdığınız tutamlara sarın ve metal tokalarla tutturun.
• Saçınızı difüzörlü bir fön makinesini biraz uzaktan tutarak kurutun. "Sabah kalktığınızda harika dalgalarınız olacak." diyor Seyhan.
Sabah Dokunuşu
• Kağıt ruloları çıkarıp bukleleri açın. Elinize parlaklık veren bir sprey sıkın ve buklelerin arasında parmaklarınızı geçirerek ürünü tüm saça yayın. Bu işlemi yaparken bukleleri bozmamak için özen gösterin.


Doğal Dalgalarla Uyanın

Uygun Saç Tipi: Düz dalgalı veya kıvırcık saçlar

İlham Kaynağı: Denise Richards
Akşam Hazırlığı
• Saç stilisti Adir Abergel ilk adım olarak saçlarınız dalgalıysa dipten uclara kadar düz ise diplere değdirmeden yalnızca uçalrına elektriklenmeyi önleyici bir losyon sürmenizi öneriyor.
• Saç köklerini aralarına hava girecek şekilde parmaklarınızla kaldırarak difüzör ile kurutun. "Saça doğrıdan temas eden sıcak hava saçı sönükleştirebilir. difüzörden gelen dağılmış hava ise daha hacfimli bir görünüm yaratacaktır." diyor Abergel. Saçlarınız tamamen kuruyana kadar bu işleme devam edin.
• Saçlarınızı yukarıda birleştirin ve kendi etrafında burarak bir topuz yapın. Saçınızda iz oluşmaması için metal toka yerine büyük bir saç firketesini topuzu sabitliyecek şekilde topuzdan geçirin.
Sabah Dokunuşu
• Topuzu açın ve saçlarınızı karıştırın. Dalgaları biraz daha belirginleştirmek için aralarından seçeceğiniz bir kaç tutamı maşayla kıvırın. Son olarak parlaklık veren bir saç serumunu avuçlarınızın arasında yayıp saçlarınıza uygulayın.

Ahmet Maranki Sivilce tedavisi,Ahmet Maranki kil Maskesi, Ahmet Maranki Cilt bakımı

 Ahmet Maranki Sivilce tedavisi,Ahmet Maranki kil Maskesi, Ahmet Maranki Cilt bakımı,Ahmet Maranki Sivilce Tedavisi Kil,Ahmet Maranki Sivilcelere etkili çözüm,Sivilceler nasıl geçer
 
Ahmet Maranki 17 Şubat 2011 tarihinde, Sabahların Sedası Programında, Seda Sayana Konuk oldu. sivilce ve akne problemi yaşayanlar için, doğal tonik tarifi ve kil maskesi tarifi verdi. Bu kürler sayesinde, 3 hafta içinde, cildinizi pürüsüz ve pırıl pırıl olacak.
Ahmet Maranki Doğal Tonik İçin Gerekli Malzemeler ;
* 4/1 (Çeyrek) limon,
* 50 Gr Maden Suyu,
* 30 Gr Gül Suyu,
Doğal Tonik Hazırlanışı ve Kullanım Şekli :
Maden suyunun içine, limon ve gül suyunu karıştırın. Bu su ile, sabah, öğlen ve akşam yatmadan önce cildinizi temizleyin.
Ahmet Maranki Kil Maskesi-Ahmet Maranki kil kürü -Ahmet Maranki Sivilce Tedavisi Kil
Yukarıda tarifini vermiş olduğumuz doğal cilt toniğinin içerisine, 3 tatlı kaşığı doğal kili karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı, cildinize sürün. 5 dakika kurumasını bekleyin. Kuryunca, ya maden suyu ile, ya gül suyu ile, ya da yukarıdaki gibi hazırlayacağınız doğal bir tonik ile cildinizi temizleyin. Bu işlemi 21 gün uyguladığınız taktirde, cildiniz, pürüzsüz, ve son derece sağlıklı olacaktır.

18 Şubat 2011 Cuma

Ahmet maranki troid kürü,troid için ceviz kürü

Ahmet maranki troid için ceviz tarifi
Ahmet Maranki Ceviz Kürü
* 21 tane  bütün (içindeki odunsu kısmı  ile beraber ) ceviz içi,
* 1 litre PH değeri 7.5 olan su(alkali su)
Ceviz Kürü Hazırlanışı ve kullanım şekli :

Suyun içine ceviz içlerini atın. Kavanozun etrafını, aleminyum folyo ile kaplayıp, 7 gün güneş göremeyen bir yerde saklayın. 7 gün sonra, sabah aç karnına, ceviz suyundan 1 fincan için,içindeki cevizlerden birtanesini de çıkartıp  çiğneyerek yiyin, fakat, içindeki odunsu kısmını yani hançerini  geri suyun içine atın. 21 gün kullanın. Üzerine tekrar, 1,5 litre su ekleyin, 7 gün güneş göremeyen yerde bekletin. yine bir önceki kullandığınız şekilde kullanın. 21 Gün kullanın. Tekrar üzerine 1,5 LT su ekleyin ve 7 gün bekletin. 21 daha kullanın.
Bu kürü uygularken, ceviz yağını, geceleri, troid bölgesine sürün. Bir Tülbent ile bağlayın ve sabaha kadar bekletin. bu uygulamaları düzenli yaptığınız takdirde Çok faydasını  göreceksiniz.

Ahmet maranki sivilce akne maskesi tarifi

Ahmet Maranki konuk olduğu tv programında sivilce ve akne problemi yaşayanlar için, doğal tonik tarifi ve kil maskesi tarifi verdi. Bu kürleri düzenli olarak uyguladığınızda , 3 hafta içinde, cildinizi pürüsüz ve pırıl pırıl olacak.
Ahmet Maranki Doğal Tonik İçin Gerekli Malzemeler ;
* Çeyrek limon,
* 50 Gr Maden Suyu,
* 30 Gr Gül Suyu,
Doğal Tonik Hazırlanışı ve Kullanım Şekli :

Maden suyunun içine, limon ve gül suyunu karıştırın. Bu su ile, sabah, öğlen ve akşam yatmadan önce cildinizi temizleyin.
Ahmet Maranki Kil Maskesi-Ahmet Maranki kil kürü -Ahmet Maranki Sivilce Tedavisi Kil
Yukarıda tarifini vermiş olduğumuz doğal cilt toniğinin içerisine, 3 tatlı kaşığı doğal kili karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı, cildinize sürün. 5 dakika kurumasını bekleyin. Kuryunca, ya maden suyu ile, ya gül suyu ile, ya da yukarıdaki gibi hazırlayacağınız doğal bir tonik ile cildinizi temizleyin. Bu işlemi 21 gün uyguladığınız taktirde, cildiniz, pürüzsüz, ve son derece sağlıklı olacaktır.

Erkeklerde büyük göğüs,nasıl küçültülür?tedavi,sebepleri

Erkeklerde iri göğüs neden olur? nasıl geçer? tedavisi,Erkeklerde büyük göğüs nedeni,sebepleri
Gençler arasında şişmanlık artınca liposuction ile fazlalıklardan bir anda kurtulmak neredeyse moda oldu Genç kızlar liposuction ile karın yağlarını aldırırken, erkekler Kıvanç Tatlıtuğ gibi göğüs istiyor!


Gençler artık çok beklemeden, hemen güzelleşmek istiyor. Bu yüzdenden de estetikçilerin kapısını daha çok aşındırıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi'nden Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydın Saray, aşırı kilodan yakınan gençlere ne tür çözümler önerdiklerini anlattı...

GENÇLERİN YÜZDE 25'İ OBEZ!
Gençler size en sık hangi sorun nedeniyle başvuruyor?
Amerika'da toplumun yüzde 40'ını ilgilendiren obezite sorunu, artık Türkiye'de de gençlerin yüzde 25 gibi önemli bir oranını ilgilendiriyor. Çünkü günümüzün gençleri sağlıklı beslenmiyor, spor yapmak veya yürümek yerine arabayla dolaşmayı tercih ediyor ve saatlerce bilgisayar başında zaman geçiriyor. Bunun sonucunda da aşırı kilo aldıkları için vücutlarında hem aşırı yağ birikiyor hem de ciddi deformasyonlar oluşuyor. Gençler de sağlıklı beslenip, spor yaparak ideal kilolarına ulaşmaya çalışmak yerine, çözümü kolay bir yol olarak gördükleri 'liposuction'da buluyor ve vücutlarındaki fazla yağları almamızı istiyorlar.

AİLELER İÇİN HEDİYE PAKETİ GİBİ
Yağ aldırma işlemini daha çok kızlar mı yoksa erkekler mi tercih ediyor? Ailelerin liposuction'a bakışı nasıl?
Liposuction hem genç erkekler hem de genç kızlarda estetik girişimler arasında en sık yaptırılan işlem. Öyle ki, erkeklerde daha önce liposuction yaptıranların oranı yüzde 1-2 iken, şimdi bu oran yüzde 12-15'ler düzeyine çıktı. Genç kızlarda yıllardır en sık yaptırılan işlem olan liposuction, özellikle 17-18 yaşında aileler tarafından mezuniyet sonrası bir hediye paketi şeklinde sunulur hale geldi. Aslında ebeveynler operasyonlara pek sıcak bakmasalar da, gençler artık daha özgür oldukları için kendi kararlarını kabul ettiriyorlar.

HER ŞEYİ YEMEK İSTİYORLAR
Aşırı kilolarından yakınan gençlere hemen liposuction mı yapıyorsunuz?
Hayır, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinerek fazla yağlarından kurtulabilecek olan gençlere liposuction yapmıyoruz. Maalesef; gençler arasında 'her gün istediğimi istediğim kadar yerim. Nasıl olsa 15 litre yağ çektirerek zayıflayabilirim' gibi yanlış düşünceye sahip olanlar var. Onlara operasyonla en fazla beş litre yağ alabileceğimizi, çünkü liposuction'ın zayıflama değil, vücutta kontör düzeltme işlemi olduğunu belirtiyor ve operasyondan vazgeçmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

Size yağlanma şikayetiyle gelen gençlere ne öneriyorsunuz?
Öncelikle beslenme ve yaşam tarzlarını değiştirmelerini istiyoruz. Eğer, mümkünse operasyon dışı yöntemlerle, ahenkli bir vücuda kavuşmaları için onları motive etmeye çalışıyoruz. Sağlıklı beslenmeleri için diyetisyene, düzenli spor için de spor merkezlerine gitmelerini öneriyoruz.

SPOR BİLE KÂR ETMİYORSA...
Estetik ve plastik cerrah olarak ne zaman devreye giriyorsunuz?
Bazı hastalıklar nedeniyle tedavi gören ve bu tedavi sonucunda aldığı kiloları bir türlü veremeyen gençlerde hemen devreye giriyoruz. Bazı gençler maalesef metabolik sorunlar nedeniyle beslenmelerine ve düzenli spor yapmalarına rağmen vücutlarındaki yağı yok edemiyor. İşte bu durumda alınan fazla yağlar hem sağlıklarına katkıda bulunuyor hem de gençlerin yeniden özgüvenlerine kavuşmalarını sağlıyor. Ayrıca liposuction'ı beslenmesine dikkat ettiği ve spor yaparak ideal kiloya ulaştığı halde vücudunun bazı bölümlerindeki yağlardan hâlâ kurtulamayan hastalara da uyguluyoruz.

ERKEKLERİN ÇOĞU BÜYÜK GÖĞÜSLÜ
Liposuction en çok hangi sorunlarda fayda sağlıyor?
Karın, bel, kalça ve kol inceltmede büyük bir yarar sağlıyor. Bu yöntemin çok etkili olduğu bir başka alan ise erkeklerde göğsün küçültülmesi...

TİŞÖRT GİYEMİYORLAR
Genç erkeklerin yüzde kaçı göğüs büyüklüğünden yakınıyor?
Genç erkeklerin yüzde 60'ında erkek tipi göğüs büyümesi sorunu var! Aslında erkeklerde büyük göğüsler eskiden de vardı ama bu bir sorun gibi algılanmıyordu. Günümüzün sosyo kültürel değer yargıları değiştiği için bunun görsel sorun olduğunun da farkına varıldı.

Göğüsleri büyük olan erkekler en çok hangi durumdan yakınıyor?
Gelen hastalardan en sık, 'Tişört giyemiyorum', 'Kumsalda üstümü çıkarıp, rahatça dolaşamıyorum', 'Göğsüm kadın gibi olduğu için toplum içine çıkamıyorum' şeklinde yakınmalar duyuyoruz. Bunlar da erkeklerde ciddi psikolojik sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Onlar da hemcinsleri gibi plajlarda göğsünü gere gere dolaşmak istiyor. En çok da göğüs bölgesinin ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ'a benzemesini istediklerini dile getiriyorlar.

KEBAP VE EKMEKLE BESLENEN GENÇLERDE SORUNLAR OLUYOR
Erkeklerde büyük göğüsler daha çok hangi grupta görülüyor?
Büyük göğüslere genellikle çocukluk döneminden itibaren daha çok kebap ve ekmekle beslenen gençlerde rastlıyoruz. Bu tür beslenme tipi de genellikle sosyokültürel seviyesi yüksek gençler arasında görülüyor.

Erkeklerde göğüsler ne kadar büyüyebiliyor?
Bu tip sorunu olan erkeklerde göğüsler 75-80 kup büyüklüğüne, yani bir kadın göğsünün hacmine ulaşabiliyor.

Her isteyen gence göğüs küçültme operasyonu uyguluyor musunuz?
Evet, çünkü bu sorunda ne kadar erken müdahale edersek, o kadar başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Ancak, ender de olsa sorunun altında meme kanseri yatabileceği için öncelikle göğüs büyümesinin bir hastalık olmadığını kanıtlamak lazım. Yapılan tetkikler sonucunda sağlık sorunu olmadığı netleştiğinde operasyona karar veriyoruz.

GÖĞÜS BÜYÜMEDEN BAŞVURMAK GEREK!
Göğüs bölgesine liposuction nasıl uygulanıyor?
Erkek göğsünün 'liposuction' ile küçültülmesi, göğüs başından ve koltuk altındaki 5 mm uzunluktaki minik kesilerden girilip, fazla yağ ve meme dokusunun emilerek alınması şeklinde gerçekleşiyor. Operasyon bölgesel veya genel anesaaai altında yapılıyor. Gerekirse bu işlem sonrasında meme başı iki santime indirilebiliyor.

Göğsün fazla büyümüş olduğu durumlarda da aynı işlemi mi uyguluyorsunuz?
Göğüs aşırı büyük değilse, sarkmamışsa ve altta bir kat yapmamışsa, o zaman basit liposuction ameliyatıyla küçültülebiliyor. Ancak hastanın göğsü 75-85 kup büyüklüğüne ulaşmışsa, kadınlara uygulanan meme küçültme ameliyatlarındaki teknikleri uygulamak zorunda kalıyoruz. Bunun için de göğüs derisinde ters T şeklinde bir kesi açmamız gerekiyor ki, bu iz hayat boyu kalabiliyor. Dolayısıyla doktora erken başvurulması, operasyondan başarılı sonuç alınmasını sağlıyor.

HEMEN MUCİZE OLMUYOR TEDAVİSİ 6 AY SÜRÜYOR
Erkeklerde göğüs bölgesine uygulanan operasyon sonrası sonuca hemen ulaşılıyor mu?
Liposuction operasyonunda çok başarılı sonuçlar alınıyor. Ancak işlemin ardından hemen mucizevi sonuç beklememeli ve sabırlı olunmalı. Çünkü yağın yüzde 80'i boşaltıldığı için göğüs hafif bol veya gevşek kalıyor. Yağlar nedeniyle gevşemiş olan göğüs derisi yeni biçimini 3-6 ay arasında alıyor. Uygulamanın ardından oluşan ödem kaybolunca 6-8 hafta içinde görünüm son haline geliyor.

Genç erkeklerde bir de büyük göğüs ucu sorunu var, değil mi?
Erkeklerde göğüs büyümesi göğüs ucunu da genişletebiliyor. Eğer gereğinden fazla büyükse, basit bir operasyonla göğüs ucu ideal ölçüye düşürülebiliyor. Memedeki fazlalıklar kesiliyor.

Karasu(göz tansiyonu) tedavisi var mı? nasıl geçer?

Karasu (göz tansiyonu) tedavi edilmezse ne olur? göz tansiyonu (karasu) kör eder mi?
Görme sinirlerinde zayıflama ve ağır harabiyetle sonuçlanan göz tansiyonu, diğer adıyla glokom, tedavi edilmediğinde körlüğe yol açabiliyor.Halk arasında 'karasu' olarak bilinen glokomun görme sinirine verdiği harabiyet tedavi edilmezse geri döndürülemeyecek boyutlara ulaşıyor. Hastalıkta erken tanının önemine dikkat çeken göz hastalıkları uzmanı Dr. Cemil Yılmazlı, glokom tedavisinin ömür boyu sürdüğünü söyledi. Hastalığın daha çok ileri yaşlarda görüldüğünü belirten Dr. Yılmazlı "Glokomun ırsi olma özelliği var. Kardeşinde glokom olan birinde hastalığın görülme riski 4 kat daha fazla. Hastalık çok nadiren bebek ve gençlerde görülür. Daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkar. Diyabet, kalp hastalığı, miyop denen uzağı görememe ve yüksek tansiyon, hastalığın oluşmasındaki risk faktörleri. Ayrıca uzun süren kortizon tedavisi, göz içi iltihabı (üveit), göz yaralanmaları, migren ve kansızlık nedeniyle de glokom gelişebilir" dedi.
BELİRTİ VERMEDEN İLERLER
Göz tansiyonu gün içinde değişiklikler gösterebilir. Tansiyonun tek başına yüksek olması glokom olduğu anlamına gelmez. Aynı zamanda görme sinirinde de hasar olduğunda glokom söz konusudur. Dr. Cemil Yılmazlı, hastalığın başlangıçta belirti vermediğine dikkat çekerek "Ağrı ve görmede bozukluk yoktur. İlerlediği takdirde, önce görme alanını çevreden daraltır. Hastalar sanki bir borunun içinden bakıyormuş gibi yandaki cisimleri göremez. İleri evrelerde merkezi görme de azalır ve hasta tam önünde olan cisimleri de göremez. Glokomun seyrek görülen ve genellikle hipermetrop hastalarda izlenen kapalı açılı tipinde göz tansiyonu çok yüksek değerlere ulaşıp şiddetli ağrı ve bulanıklaşmaya neden olur" diye konuştu. Glokom sinsi bir hastalık. Bu nedenle özellikle 40 yaş üzerinde yıllık göz muayenesine düzenli olarak gitmek çok önemli.
SLT İLE 5 DAKİKADA TEDAVİ
Dr. Cemil Yılmazlı tedavi hakkında şu bilgileri verdi: Glokom tedavisi ile hastalık ortadan kaldırılamaz. Ancak ilerleme ve görme sinirine vereceği zarar durdurulabilir. Tedavi, değişik gruplarda ilaçlar, lazer tedavileri (ALT, SLT, YAG) ve ameliyatlarla mümkün. Glokomun derecesine ve çeşidine göre uygulanan tedavi ömür boyu sürer. SLT, glokoma bağlı göz içi tansiyonunu düşüren etkili bir lazer tedavisidir. 5 dakikada tamamlanabilir. Herhangi bir yan etkisi yoktur. SLT'de düşük dozda laser enerjisi tıkalı kanalcıkların içine gönderilerek pigment içeren hücreleri tahrip eder ve yok olmalarını sağlar. Böylece tıkalı kanalcıklar açılarak sıvı akışı normalleşir ve göz içi basıncı normal seviyeye iner.

17 Şubat 2011 Perşembe

Ahmet maranki sivilceler için kil maskesi,sivilce için kil maskesi

Ahmet Maranki Sivilce tedavisi,Ahmet Maranki kil Maskesi, Ahmet Maranki Cilt bakımı,Ahmet Maranki Sivilce Tedavisi Kil,Ahmet Maranki Sivilcelere etkili çözüm,Sivilceler nasıl geçer
Ahmet Maranki Etkili Sivilce Tedavisi-Ahmet Maranki Cilt Bakımı
Ahmet Maranki 17 Şubat 2011 tarihinde, Sabahların Sedası Programında, Seda Sayana Konuk oldu. sivilce ve akne problemi yaşayanlar için, doğal tonik tarifi ve kil maskesi tarifi verdi. Bu kürler sayesinde, 3 hafta içinde, cildinizi pürüsüz ve pırıl pırıl olacak.
Ahmet Maranki Doğal Tonik İçin Gerekli Malzemeler ;
* 4/1 (Çeyrek) limon,
* 50 Gr Maden Suyu,
* 30 Gr Gül Suyu,
Doğal Tonik Hazırlanışı ve Kullanım Şekli : Maden suyunun içine, limon ve gül suyunu karıştırın. Bu su ile, sabah, öğlen ve akşam yatmadan önce cildinizi temizleyin.
Ahmet Maranki Kil Maskesi-Ahmet Maranki kil kürü -Ahmet Maranki Sivilce Tedavisi Kil
Yukarıda tarifini vermiş olduğumuz doğal cilt toniğinin içerisine, 3 tatlı kaşığı doğal kili karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı, cildinize sürün. 5 dakika kurumasını bekleyin. Kuryunca, ya maden suyu ile, ya gül suyu ile, ya da yukarıdaki gibi hazırlayacağınız doğal bir tonik ile cildinizi temizleyin. Bu işlemi 21 gün uyguladığınız taktirde, cildiniz, pürüzsüz, ve son derece sağlıklı olacaktır.

Kabağın faydaları,yararları,kabak bitkisi,

Kabak: Sarı renkte çiçekler açan sürüngen bir bitki olan kabak oldukça besleyicidir. Özellikle B1 ve C vitaminleri ile potasyum ve fosfor mineralleri açısından zengindir. Ayrıca, bitkisel protein, nişasta ve çinko içerir. Kabak lif açısından da zengin bir besindir.

Kabağın Faydaları: İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakları yumuşatır. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Basur ve prostat şikâyetlerini azaltır. Yüksek tansiyonu ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Sinirleri yatıştırır. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. Kan yapar. Cinsel gücü ve doğurganlığı arttırır. Zihin açar.

Kabak ve Kabak Çekirdeği Nasıl Kullanılır? Yemeği ve tatlısı yapılır. Kabak tohumu kurutularak kabak çekirdeği adıyla kuruyemiş olarak kullanılır. Kabak, sirke ile birlikte sürülürse uyuz kaşıntılarına iyi gelir. Kabak Çekirdeği, bağırsak kurtlarını felç edici özelliği ile bu parazitleri düşürmeye yardımcı olur. 500 gr kadar kabuksuz kabak çekirdeği balla birlikte yendikten 3-4 saat sonra 30-40 gr kadar hint yağı müsilaj olarak içilirse bağırsak kurtlarını dökmekte çok etkili bir yöntem kullanılmış olur. Lapa haline getirilip boğaza sürülürse boğaz ağrılarını giderir, ayrıca lapası kadınlarda görülen akıntıyı da keser. Lifli ve tok tutan bir besin olan kabak aynı zamanda az kalori içerdiği için diyetlerde de sıklıkla kullanılır.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Bere ve morluklar nasıl geçer? bere için ev ilaçları

berelenme,berelenmeler için ev ilaçları,,morluk ve şişlikler için bitkiler,otlar,çürükler ve ezikler için bitkiler,ev ilaçları
Çürükleri ve morlukları hafifletmek için bazı bitkileri kullanabilirsiniz. Yan bölgede çizik veya çatlak yoksa çürük veya morluk olan bölgeye karakafes otu çayına batırdığınız gazlı bir bezle kompres uygulayın.

Bezi yaralı bölgenin üzerinde bir saat tutun. Bu çayı hazırlamak için 30 gram kurutulmuş veya 60 gram taze karakafes otu yaprağının üzerine yarım litre kaynar su dökün, 10 dakika demlendirdikten sonra süzün. Bu çayı kesinlikle içmeyin .

Lahana yaprağı da çürükler ve morluklar için çok faydalıdır. Lahananın en yeşil yapraklarının kalın damarlarını çıkardıktan sonra yaprakları sıcak suya koyun süzün ve oklava ile düzleştirin.

Çürüğün üzerine bir kaç yaprak koyun ve sargı bezi veya streç film ile sarın. Yaprakları bir kaç saatte bir değiştirin.

Aynısafa merhemi ve saf cadı fındığı çözeltisi çürüklere karşı kullanılan doğal ilaçlardır; her ikisi cilt altındaki kanamayı durdurmayı sağlar.

Demir minerali etkileri,eksikliği,nelere iyi gelir?

Demir minerali faydası,demir minerali nelerde bulunur? demir eksikliğinde görülen hastalıklar,demir mierali ne ile yarar,yararı nedir?
DEMİR MİNERALİ

Demir Minerali, İnsan vücudu için önemi ve faydaları açısından vazgeçilmez bir mineraldir. B vitaminlerinin kullanımı, bakır ve kalsiyum emilimi, kanda oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ve çeşitli enzimlerin üretimi için gereklidir. Demir minerali, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Vücut direncini arttıran demir yorgunluğa karşı etkilidir. Demir minerali vücudun büyümesine de yardım eder. Bu nedenle, özellikle gelişme çağındaki çocuklar için vücut ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir.

Demir Eksikliği ve buna bağlı olarak oluşan kansızlık yani anemi ise demir eksikliği anemisi olarak adlandırılır. Kadınlar erkeklerden daha fazla demir tüketirler. Bu nedenle Kadınlarda Demir Eksikliği daha fazla görülür. Demir eksikliği konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, kalp çarpıntısı, yorgunluk, solgunluk, sinirlilik, bağışıklık sisteminde zayıflık, saçlarda ve kemiklerde kırılganlık gibi sorunlara yol açar. Ayrıca, saç dökülmesi, saçlarda ve tırnaklarda çatlamalar, dudak kenarlarında yaralar ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlere sebep olabilmektedir. Özellikle C vitamini demir emilimini kolaylaştırdığı için Anemiden korunmaya yardımcı olur. Gebelikte, bebeklerde ve çocuklarda demir ihtiyacı daha fazla olduğu için özellikle bu dönemlerde demir eksikliği sonucu oluşabilecek gelişim bozukluklarının önüne geçmek için yeterli miktarda demir alınmalı, gerekirse demir hapları ile demir takviyesi yapılmalıdır.

Demir Fazlalığı ve Zararları: Fazla miktarda demir almak damar sertliğine, hücrelerin erken yaşlanmasına ve yağlanmasına neden olmaktadır. Ayrıca, demir fazlalığı, kanser riskini arttırmasının yanı sıra, siroz, şeker hastalığı, kalp büyümesi, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı, bulantı, kusma ve nefes darlığı gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Demir Minerali Hangi Besinlerde Bulunur? Kuru kayısı ve kuru üzüm gibi kurutulmuş meyveler, kırmızı et ve karaciğer, pekmez, tahıllar, yumurta, lahana, fasulye, pancar, patates, fındık, badem, şeftali, armut, hurma, kabak ve balık bol miktarda demir içeren besin maddeleridir.

Günlük Demir İhtiyacı: Yetişkinlerde erkeklerin günlük demir ihtiyacı ortalama 8 - 10 mg kadardır. Bu miktar gebelik, emzirme ve adet dönemlerinden dolayı kadınlarda biraz daha fazladır.

Prebiyotik nedir? ne işe yarar? nerede bulunur?faydası

Prebiyotik nedir? prebiyotik ne işe yarar? prebiyotik nerede bulunur?
Yoğurtta ve mayalı yiyeceklerde bulunan probiyotiklerin insan sağlığı ve özellikle de sindirim sistemi için ne kadar yararlı bakteriler olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Peki ya prebiyotikler? Nedir bu prebiyotikler ve sindirim sistemine ne gibi faydaları bulunuyor?


Prebiyotikler, tahıllar, baklagiller, meyve ve sebzeler gibi karbonhidrattan zengin bütün yiyeceklerde doğal olarak bulunuyor. Yoğurt, meyve suyu, çikolata ve mısır gevreği gibi yiyeceklere ve tüm diyet ürünlerine de katılıyor.

Prebiyotiklerin de, probiyotikler gibi sindirim sistemine benzer yararları var. Yapılan araştırmalara göre bazı prebiyotikler, ülseratif kolit gibi bazı bağırsak hastalıklarından kaynaklanan iltihapları önlüyor. Kolesterol ve trigliserid seviyelerini düzenliyor, kolorektal kanserlerin oluşumunu engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Anadolu Sağlık Merkezi'nden gelen bilgilere göre şimdilik hangi prebiyotiğin, hangi hastalıklara iyi geldiği tam olarak bilinmiyor. Ayrıca birçok ürünün içeriğinde de ne kadar prebiyotik bulunduğu gıda etiketlerinde belirtilmiyor. Fazla miktarda tüketilen prebiyotik de ağrı, ishal, karında gaz ve şişkinliğe neden oluyor.

Soyanın faydaları,yararları,soyanın faydası,yararı

Soya; uzun yıllardan beri özellikle uzak doğu ülkelerinin mutfağında yer alan bir bitkidir Soya fasulyesi ve filizi bitkinin doğal hali iken, soyanın işlenmesi ile birlikte sütü, unu, kıyması ve peyniri (tofu) elde edilebilmektedir

Soya; proteinden zengin bir bitkidir Proteinden zengin diğer kaynaklar olan et ürünleri kolesterol açısından zenginken, soya kolesterol içermemektedir Soya doymamış yağ asitlerinden de zengindir İçerisinde omega-3 ve omega-6 yağ asitleri yer almaktadır Birçok mineral ve vitaminden de zengin olan soyanın sağlığı koruyucu ve geliştirici etkilere sahip olduğu düşünülmektedir

Kolesterolü düşürücü etkiye sahip olduğu düşünülmektedir…
Soya içerdiği bitki sterolleri ile kan kolesterolünü azaltıcı etki gösterebilir Soyanın içinde yer alan bitki sterolleri; kolesterolün vücuttan atımını sağlamaktadır Günde 25 gram soya tüketimi ile kan kolesterolünün azaltılabileceğine dair bilimsel veriler mevcuttur

Belirli kanser türlerine yakalanma riskini azaltabilir… Soyanın anti kanser özelliğe sahip olduğu düşünülmektedir Özellikle rahim ve göğüs kanseri gibi hormona bağlı kanser türlerine yakalanma riskini azalttığına dair bilimsel çalışmalar yapılmıştır

Soya menopoz döneminde kadının dostudur…
Soyanın içerdiği izaflavon adı verilen maddeler özellikle menopoz dönemindeki kadınların sağlığını korumada etkin olabilmektedir İzaflavonlar, vücutta östrojen hormonu gibi davranarak menopoz döneminde görülen sıkıntıların ve sağlık sorunlarının ciddiyetini azaltabilmektedir Günde 60 gram soya tüketiminin menopoz döneminde görülen sıcak basması ve gece terlemesi gibi sorunların görülme sıklığını azalttığı bilinmektedir

Vejetaryenler için iyi bir seçim olabilir…
Protein, vitamin ve mineraller açısından zenginliği nedeni ile vejetaryen beslenenler için önemli bir besindir

Soyanın sağlık üzerindeki potansiyel yararlarına karşın mucize bir besin olmadığı da söylenebilir Çünkü soyanın aşırı tüketiminin de problemlere yol açabileceği düşünülmektedir

Soya içerdiği anti mineral öğeler nedeni ile aşırı tüketildiğinde vücutta minerallerin emilimi azaltabilir ve vücuttan mineral atımını arttırabilir Bunun yanı sıra aşırı soya tüketimi; karın ağrısı ve bulantı gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir Bazı bireylerde soyanın alerjiye yol açabileceği de unutulmaması gereken bir konudur

Son dönemlerde yapılan bazı çalışmalar, hamile kalmak isteyen bayanların soya ürünleri tüketmemeleri gerektiğini göstermektedir Elde edilen bilimsel veriler yetersiz olduğundan bu konudaki çalışmalar sürdürülmektedir

Soyayı tüketirken; sağlığa olan potansiyel faydaları kadar hiçbir besinin tek başına mucize yaratamayacağı da unutulmamalı ve tüketim miktarlarına dikkat edilmelidir

Hormon dengesizliği için ev ilaçları,bitkiler

Hormon Dengesizliği Bitkisel Tedavi - Hormon Dengesizliğine Hangi Bitki İyi Gelir-Hormon hastalıklarına iyi gelen bitkiler

Kadınlarda en çok rastlanan rahatsızlıklardan biri olan hormon dengesizliğininde bitkisel yollarla çözümü bulunmaktadır

Aşağıda hormon dengesizliği ile mücadele edebilecek bitkisel çözümler sunulmuştur

Ökseotu

Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ökseotu,bir bardak soğuk suda 12 saat bekletildikten sonra ısıtılır ve süzülür Sabahları ve akşamları birer bardak olmak üzere, günde en az 2 bardak ökseotu ç ayı içilir Bir kerede demlenen çay, bir termosta sıcak olarak muhafaza edilebilir


Hayıt Meyvesi

Yarım tatlı kaşığı hayıt tohumu havanda hafifçe ezildikten sonra, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır Genel anlamda hormon dengeleyicidir Östrojen ve progesteron hormonlarının yetersizliğine karşı da kullanılabilir

Domates,Domatesin faydaları,yararları,domatesin faydası

domatesDomatesin Faydaları - Domatesin Yararları-Domatesin Faydaları nelerdir- Domatesin Yararları nelerdir

Kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirir, kabızlığı giderir Safra ve böbrek taşlarının oluşmasına engel olur İştahsızlık çekenlere çok faydalıdır domates nasır üzerine bağlanrsa, nasırın sökülmesini kolaylaştırır

Cilde tazelik ve pembelik verir Nasırların sökülmesine yardımcı olur Çıbanların oluşmasını engeller

Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde kullanılır Midesi zayıf olanlar, Böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar, suyunu içmelidirler

Her sabah içilen tabii ve çiğden sıkılmış bir su bardağı domates suyunda kansere karşı etkili bir çözüm olabilecektir Ayrıca kalp büyümelerinin önlenmesi için yine her sabah tabii ve çiğden sıkılmış bir bardak somates suyu içilmesi önerilir

Dutun faydası,yararı,dutun faydaları,yararları

dut,dut resmi,karadutDutun yararı,dutun faydası,Dutun Faydaları,dutun Yararları,Ağız kokusunu ne giderir,

Duttan yapılan pekmezin besin değeri yüksek bir yiyecek olduğu biliniyor Dut; kansızlık, astım, bronşit, ülser ve benzeri mide hastalıklarını iyi ediyor Bebeklerin gelişiminde de etkili olan dut; soğuk havalarda vücut direncini artırıyor Ayrıca, sporculara ihtiyaç duydukları enerjiyi de sağlıyor Uzmanlar; zekayı da geliştiren dutun yapraklarının ağız yaraları, salya ve ağız kokuları için başvurulan en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu dile getiriyor


DUT: Meyveleri beyaz ve kara olan dutun barındırdığı vitamin ve minerallerin yanında mikrop öldürücü özelliği vardır Ayrıca dutun yaprakları ipek böceklerini beslemek için de kullanılır

Dutun Faydaları: Vücuda kuvvet verir, kansızlığa iyi gelir Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır Ateş düşürür Karaciğeri kuvvetlendirir Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır Aç karnına yenirse kabızlığı giderir ve hatta ishal yapabilir, bağırsak kurtlarını düşürmeye de yardımcı olur

Dut Nasıl Kullanılır? Dut taze ve kuru olarak yenebilir Ayrıca dutun şurubu, reçeli ve pekmezi yapılabilir Dutun Yaprakları da kullanılır Yaprakları kaynatılıp suyu içilirse kabızlığa iyi gelir Dut kabuğu ve yaprağı kaynatılıp bunun suyuyla gargara yapılırsa diş ağrılarını dindirir Dut şurubu mide ve bağırsak iltihaplarını iyileştirmeye yardımcı olur

Romatizmal arterit nedir? tedavisi ,nasıl geçer?

Romatizmal arterit, tipik bir biçimde kollar ve bacaklar gibi vücudun iki yanındaki eklemleri birlikte etkiler ve zaman zaman gelip giden belirtilerle ortaya çıkar.

Dünyanın değişik yerlerinde yapılan araştırmalara göre, romatizmal arterit, arteritlerin en yaygın türlerinden biridir ve yaklaşık olarak insanların yüzde 2-3′ünde görülür. Ancak bu hastalığa ilkel topluluklarda pek rastlanmaz. Bilinmeyen nedenlerle, kadınların bu tür arterite yakalanma olasılıkları erkeklerden üç kat fazladır. Hastalık, bebeklerden yaşlılara kadar her yaşta gelişebilirse de, en yaygın olarak 25-55 yaşları arasında olanlarda görülür.

İltihap ve Arterit, İltihaplı Romatizma
Arteritin karakteristik göstergesi, eklem dokularının bazı türden yaralanma ve zedelenmelere karşı bir reaksiyonu olan “iltihap”tır. Bu tür reaksiyonun yol açtığı sonuçlar eski zamanlarda bile biliniyordu. Milattan sonra birinci yüzyılda yaşayan Romalı fizikçi Celsus, iltihabın belli başlı dört işaretini şöyle sıralıyordu: Yanma, acı, kızarıklık ve şişme (Latince adlarıyla, calor, dolor, rubar ve tumor). Bunlara beşinci bir işaret olarak zaman zaman işlev kaybı (funcito laesa) da eklenir. Bu tanım, genel olarak iltihabın ne olduğunu ifade etmek için yapılmış olsa da, bugün eklem iltihapları için hâlâ geçerliliğini korumakta ve arterite maruz kalmış hastaların yakından tanıdığı belirtileri oldukça doğru bir biçimde yansıtmaktadır. Bu belirtilere, vücut ısısında hafif bir yükselme, baş ağrısı, iştah kaybı ve genel bir halsizlik hissi de eklenebilir.
Bu belirtilere karşı vücudun gösterdiği değişikliklerin oldukça karmaşık olduğunu bugün artık biliyoruz. En basitinden, vücudun, etkiye maruz kalmış ekleme daha fazla kan göndermesi sonucunda albüminli zarda bulunan kan damarları genişler. Daha sonra, kan damarı çeperleri, kanı oluşturan maddelerden ikisi olan protein ve kan sıvısını çevredeki dokuların içine sızdırır. Başka bir karakteristik değişme, akyuvarların (lökositlerin) bu kan damarlarının dışına çıkmasıdır. Kan damarlarının böylece şişmesi ve iltihaplı dokulardaki sıvı toplanması, ilk kez Celsus tarafından gözlenen kızarıklık, yanma ve şişmenin nedenini açıklar. Acı hissi, eklem içindeki sinir ucunun uyarılmasından gelir; ancak, bunun nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. İltihabı ilk başlatan şeyin ne olduğunu bulmak için arterit konusunda çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar, vücutta doğal olarak bulunan birçok kimyasal maddenin iltihaba yol açtığını ortaya çıkarmıştır.


klemdeki yaralanma ya da zedelenme geçiciyse, ya da şiddetli değilse, akut iltihap (ya da albüminli zar iltihabı) geriler ve vücudun onarma faaliyeti başlar. Kan damarları normal ölçülerine döner, normal kan dolaşımı kurulur, akyuvarlar ölür ya da yeniden kan damarlarının içine girer, dokudaki sıvı, dolaşım içine çekilir ve yaralı hücrelerin yerine yenileri yerleştirilir. Öte yandan, iltihaba yol açan nedenler varlığını sürdürüyorsa, arterit de sürer ya da bir başka deyişle müzminleşir. Yukarıda tanımlanan belirtiler ve işaretler arteritin bu türünde daha az şiddetliyseler de, gene de rahatsız edicidirler. İyileşme kısmidir ve “zaman zaman” alevlenen iltihapla yan yana görülür. Bu müzmin iltihabın ana özelliği, eklemi astarlayan zarın, küçüklü büyüklü değişik tipte hücreler tarafından süzülmesidir. Vücut, dışardan giren maddeleri ihraç etmede başarısızlığa uğrar ve görevini biraz şaşırır. Bu arada bazı hücreler iltihap üretmeye başlar.


Son zamanlarda yapılan araştırmalar, bu hücrelerden bazılarının eklemlerdeki zedelenmelerle ilgisi konusuna ışık tutmuşlardır. Vücut, normal olarak “kendinden olan”la “yabancı olan”ı ayırt edebilir. Buna, vücudun “bağışıklık sistemi” denir. Bazı durumlarda bu sistem bozulur ve vücudun savunma hücreleri vücuda karşı antikor (hastalık-yapıcı “yabancı öğeleri yok etmek için vücut tarafından geliştirilen maddeler) üretmeye başlar. Bunlar bazen doku zedelenmesine yol açacak kadar çoğalırlar. Kötü bir kısır döngü başlamıştır artık: İltihabın yol açtığı eklem zedelenmesi vücudun antikor üretmesine neden olur, bu antikorlar daha fazla iltihap üretir ve daha çok zarara yol açar.

Eklemlerdeki değişiklikler
Eklemlerdeki değişiklikler, kalınlaşarak katlanan albüminli zarın iltihaplanmasından ibarettir. Zar içinde sayıları sürekli artan hücreler, değişik türlerdeki alyuvarlar ve zarın her zamankinden daha fazla kanla dolması bu iltihaplanmaya yol açan başlıca öğelerdir. Bunlar, dokunun “öfkelenmesine” yol açar; mafsal kıkırdağına sıçrar ve eklem sıvısındaki enzimlerle (hücreler tarafından üretilen kimyasal maddelerle) birlikte kıkırdağı kemirerek aşağıdaki kemiğe doğru yönelir. Bu değişiklikler, eklemi deforme edip yerinden oynatarak zedelenmesine yol açar. Bol miktarda protein ve çok sayıda hücre ihtiva eden gereğinden fazla sıvı, eklem içine yerleşir. Seyrek olarak, çok şiddetli durumlarda kıkırdak kötü biçimde tahrip olabilir ve kemik ucu yaralı dokuyla birleşebilir.

10 Şubat 2011 Perşembe

Akdeniz diyeti,Akdeniz diyeti tarifi,nasıl yapılır?

akdeniz diyetiAkdeniz diyeti ile kaç kilo verilir? Akdeniz diyeti nasıl yapılır?
Akdeniz tipi beslenmenin en önemli özelliği, birçok meyve ve sebzenin rahatça üretilebildiği ve liften zengin vitamin-mineral kaynağı olan sebze ve meyvelerin hergün düzenli olarak tüketilmesi. Ekmek çeşitleri, zeytinyağı, kuru baklagiller, balık ve değişik aromatik baharatlar da, bu mutfağın en büyük ayrıcalıklarından biri. Akdeniz tipi yemek pişirme ve hazırlanmasının karakteristik özelliklerini ise şu şekilde sayabiliriz: Meyve ve sebzeleri mümkün olduğunca az işlemden geçirerek hazırlamak, bol zeytinyağı tüketmek, bulgur gibi tam taneli tahılları, makarna ve kabuklu kuru yemişleri kullanmak, sütü daha çok peynir ve yoğurt olarak yemek, haftada 2 kez balık, diğer günler tavuk tüketmek, çoğunlukla tatlı yerine bal ve taze meyve tercih etmek, kırmızı et tüketiminde ayda toplam 350 gramı geçmemek ve günde ortalama 6 su bardağı su içmek...

1. HAFTA

İlk hafta tatlı olarak bal, tahıl olarak bulgur-kuskus, farklı renkte sebzeler ve değişik yağlı tohumlar ile farklı kuru meyvelerin bir arada kullanıldığı bir mönü oluşturduk. Bitkisel yararlı kimyasallar içeren ve yüksek antioksidan etkiye sahip bu mönüyle ilk hafta toplam 2.5 kg verebileceksiniz.

Kahvaltı: 1 tatlı kaşığı balla tatlandırılmış 1 su bardağı süt, 1 dilim peynir,1 dilim ekmek, kurutulmuş domates ve tatlı taze kırmızıbiber.

Ara öğün: 1'er adet kuru incir, kuru kayısı, kuru erik, tam ceviz.

Öğle: 1 küçük tabak kıymalı ve peynirli spagetti ve domates salatalık dilimleri.

VEYA: Akdeniz Salatası, Spagetti Al Pomodoro
(Domatesli Spagetti)

İkindi: 1'er adet kuru incir, kuru kayısı, kuru erik ve tam ceviz.

Akşam: 1 küçük tabak zeytinyağlı sebze yemeği, 3 yemek kaşığı sebzeli kuskus veya bulgur pilavı ve az yağlı çoban salata.

VEYA: Kekikli Sebze Sote, Kağıtta Alabalık Fileto, 1 kadeh kırmızı şarap.

Ara öğün: 1 orta boy elma veya kivi ya da portakal veya 2 ince dilim ananas veya 7 adet taze çilek. İlk hafta tatlı olarak bal, tahıl olarak bulgur-kuskus, farklı renkte sebzeler ve değişik yağlı tohumlar ile farklı kuru meyvelerin bir arada kullanıldığı bir mönü oluşturduk. Bitkisel yararlı kimyasallar içeren ve yüksek antioksidan etkiye sahip bu mönüyle ilk hafta toplam 2.5 kg verebileceksiniz.

Kahvaltı: 1 tatlı kaşığı balla tatlandırılmış 1 su bardağı süt, 1 dilim peynir,1 dilim ekmek, kurutulmuş domates ve tatlı taze kırmızıbiber.

Ara öğün: 1'er adet kuru incir, kuru kayısı, kuru erik, tam ceviz.

Öğle: 1 küçük tabak kıymalı ve peynirli spagetti ve domates salatalık dilimleri.

VEYA: Akdeniz Salatası, Spagetti Al Pomodoro
(Domatesli Spagetti)

İkindi: 1'er adet kuru incir, kuru kayısı, kuru erik ve tam ceviz.

Akşam: 1 küçük tabak zeytinyağlı sebze yemeği, 3 yemek kaşığı sebzeli kuskus veya bulgur pilavı ve az yağlı çoban salata.

VEYA: Kekikli Sebze Sote, Kağıtta Alabalık Fileto, 1 kadeh kırmızı şarap.

Ara öğün: 1 orta boy elma veya kivi ya da portakal veya 2 ince dilim ananas veya 7 adet taze çilek.

Migrenden koruyan yiyecekler,migreni azaltmak için

Migreni azaltan yiyecekler,migreni ağrısını önleyen yiyecekler
Haftada 3 kere sardalye ve ton balığı gibi yağlı balıklar yemek, içerdikleri omega-3 yağ asitleri sayesinde migrene karşı korurlar.
Tam tahıllı rafine karbonhidratları tercih etmek de yardımcı olabilmektedir.

Kanser yapmayan mangal,Mangal nasıl yakılmalı

Mangal nasıl yakılmalı,
Kanser yapmayan mangal nasıl hazırlanır

Tarın Bakanlığı tarafından hazırlanan bir broşürde mangalcılar uyarıldı. Broşürde, kanserojenlerin oluşmaması için mangal ateşi ile pişirilen et arasında 15 santimetre mesafe bırakılması isteniyor, ayrıca şu bilgilere yer veriliyor: “Et ve et ürünleri, yumurta ve kanatlı etlerini iyice pişirmek önemlidir. Donmuş sığır eti, balık ve tavuk eti pişirilmeden önce tamamen çözdürülmelidir. Yemeklerin bir kez daha ısıtılması sırasında, gıdanın bütün kısımlarında sıcaklığın en az 70 dereceye ulaşması gerekmektedir. Yemeklerde kullanılan yağların fazla yakılması kanserojen maddelerin artmasına yol açar. Ateş ile pişirilen etin arasında 15 santimetre kadar mesafe olmalıdır.”

Goji bitkisi nedir? faydaları,yararları,gojinin faydası,yararı

Goji bitkisi,Goji nedir? Gojinin faydaları,Gojinin yararları,goji ile zayiflama,goji bitkisi ile zayıflama
Goji bir sesquiterpene olan ve kalp ile kan basıncı ayarlamalarına yardımcı olan cyperone içerir. Anthocyanin maddesi ise kalp damarlarının dayanıklılığını arttırır.

KİLO VERDİRİR

goji,goji bitkisiAsya’da yapılan bir anti-obesite (aşırı şişmanlık) çalışmasında, hastalara sabah ve öğleden sonra Goji verilmiştir. Sonuçlar çoğu hastanın belirgin kilo vermesi şeklide olmuştur. Bir başka çalışma ise Goji içerisndeki polisakkaritlerin alınan gıdaları yağ şeklinde depolanması yerine enerjiye dönüştürdüğünü göstermektedir

HASTALIKLARA KARŞI VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRIR

Serbest radikallerden olan süperoksit’in hastalıkların oluşumu ve ilerlemesinde önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Süperoksit vücutta bulunan süperoksit dismutaz enzimi sayesinde etkisiz hale getirilir. Ancak bu enzim yaş ile birlikte azalmaya başlar.

Goji alımının süperoksit dismutaz enzim değerlerini %40 oranında arttırdığı ispatlanmıştır.

Goji ile birlikte kanser ilacı kullanan hastalarda olumlu cevapların yalnızca ilaç kullanan hastalara oranla %250 oranında arttığı görülmüştür.

Malign melanom, böbrek karsinomu, kolorektal karsinom, nasofaringeal karsinom ve malign hidrotoraks gibi kanser hastalarının tedavilerinde inanılmaz derecede iyileşme sağlanmıştır. Goji ile tedavi gören hastaların remisyonu (iyilik hali) Goji almayan hastalardan belirgin olarak daha uzun olmaktadır

Goji Asya’da bilinen bir beyin güçlendiricidir. İçerdiği betain vücutta kolin maddesine çevrilerek beyindeki hafıza ve hatırlama fonksiyonlarında yer alır.

MUTLULUK VERİR

Goji’nin sürekli olarak tüketiminin neşeli ve mutlu bir ruh hali sağlar. Bu nedenle Asya’da “mutluluk meyvesi” olarak da tanınır.

Goji çok uzun zamandır Asya’da kadın ve erkek infertilite (kısırlık) tedavisinde kullanılmaktadır. Kadınlarda benzersiz bir şekilde Ying düzenlemesi (doğurganlık özü) gerçekleştirdiğine inanılır.

Erkeklerde ise, goji polisakkaritlerinin sperm hücrelerinin ömrünü uzattığı ve testisteki hücrelerin strese bağlı azalmalarını ve ölümlerini engellediği gösterilmiştir.

Goji çok bilinen bir karaciğer hücre koruyucusu olan serebrozid içeriği sayesinde, yüksek toksik etkisi olan klorlanmış hidrokarbonlara karşı dahil koruma sağlar.




SABAH BULANTILARINI ÖNLER

Çinde sıcak Goji çayı özellikle gebeliğin ilk üç ayındaki kadınlarda sabah sıkıntılarının önlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çayın içilmesi hızlı ve etkili bir çözümdür. 60 gram kaliteli goji suyunun üzerine sıcak su eklenmesiyle de hazırlanabilir


Bir hücresel protein olan Interlökin-2 (IL-2) bir çok kanser türünde oluşan anti-tümör cevapların oluşmasını sağlar. Çin kaynaklı araştırmalar Goji polisakkaritlerinin IL_2 üretimini arttırdığını göstermiştir. ABD’de IL-2, 1983 yılından beri bazı kanser ve AIDS hastalığının tedavisinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Goji ayrıca, tümör hücresinin ölümüne neden olan apopitoz olayını hızlandırır.

Bir çalışmada, Akciğer kanser tedavisi sırasında uygulanan radyasyon etkisinin Goji alımıyla arttığı böylece uygulanan radyasyon dozunun azaltılabileceği gösterilmiştir. Bir başka çalışma Goji’nin radyoterapi ve kemoterapiye bağlı istenmeyen yan etkileri azalttığı gösterilmiştir

EN DEĞERLİ ŞEYİ; DNA'NIZI KORUR

DNA vücudumuzdaki en önemli yapıdır. Atalarımızdan miras kalan tüm özelliklerimizin bulunduğu şablonumuz olmasının yanı sıra vücudumuzdaki on tirilyon kadar hücrenin yenilenmesi gerektiğinde, sağlıklı ve aslına uygun kopyasının üretilmesini sağlar.

Kimyasallar, kirlilik ve serbest radikallere maruz kalan DNA hasarlanır ve kırılabilir ve sonuç olarak genetik (kalıtsal) mutasyonlara, kansere ve hatta ölüme sebebiyet verebilir. Goji’deki betain ve ana molekül olan polisakkaritler hasarlı DNA’nın tamiri ve restorasyonunu gerçekleştirir.

KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR, KAN SEVİYESİNİ DENGELER

Goji, kolesterol seviyelerini düşüren beta-sitosterol maddesi içerir. Ayrıca antioksidanları sayesinde kolesterolün oksidasyonunu ve damar duvarında plak oluşturmasını engeller. Goji içerisindeki flavonoidler ise atar damarlarınızın açık kalmasını ve elastikiyetinin korunmasını sağlar.

Uzun yıllardır Çin’de erişkin tip diyabet tedavisinde kullanılan Goji’nin polisakkaritleri sayesinde kan şekerini ve insülin cevabını düzenlediği görülmüştür. İçeriğinde yer alan betain maddesinin de özellikle diabet hastalarında sıkça görülen karaciğer yağlanması ve damar rahatsızlıklarını önlediği bilinmektedir.

BAŞ AĞRISINI YOK EDER, İYİ BİR UYKU ÇEKTİRİR

Geleneksel Çin tıbbında baş ağrısı ve sersemlik hissinin böbrek Yin (yaşam özü) ve Yang (fonksiyon) yetersizliğineden kaynaklandığına inanılır. Goji Yin/Yang dengesinin ayarlanmasında en çok kullanılan bitkidir.

Goji tüm Asya’da uzun süredir insomnia (uykusuzluk) doğal tedavisinde kullanılmaktadır. Yaşça büyük insanlar üzerinde yapılan bazı tıbbi araştırmalarda, Goji alan tüm hastalarda uyku kalitesinde iyileşme bildirilmiştir.

GÖZLER İÇİN BİREBİRDİR

Çin’de tarih öncesi zamanlardan beri Goji meyveleri bazı görme problemlerinin giderilmesinde oldukça popülerdir. Modern Çin bilim adamları Goji’nin karanlığa uyum süresini belirgin olarak kısalttığını bulmuşlardır. Ayrıca az ışıklı ortamlarda da görüş kalitesinin arttırır.

Goji alan hastalarda görüş alanındaki siyah noktalarda belirgin azalma saptanmıştır. Goji içerisinde yer alan güçlü antioksidan karotenoidler sayesinde makula dejenerasyonu ve katarakt engellenebilir

CİNSEL GÜCÜN KAYNAĞI

Goji Asya tıbbında yer alan başlıca cinsel güç arttırıcı bitkidir. Efsanevi olarak cinsel arzuyu tetiklediğine inanılır. Eski bir Çin atasözü evinden ve karısından uzaklara gitmek zorunda olan erkekler için “Kim ki evinden yüz kilometre uzağa gidecekse Goji yememelidir!” der.

Modern bilimsel çalışmalar ise Goji’nin kandaki testosteron seviyesini belirgin bir şekilde arttırarak her iki cinste de cinsel gücü arttırdığını göstermektedir.

ÖMRE ÖMÜR KATAR

Goji “Uzun Ömür Meyvesi” olarak bilinir. İçerisinde ana molekül olan polisakkaritler ve güçlü antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin uğratacağı zararlara ve erken yaşlanmaya karşı vücudunuzu korur.

Goji hipofiz bezinden salgılanan insan büyüme hormonu (hCG, gençlik hormonu) salınımını arttırır. hCG’nin olumlu etkileri pek çoktur: vücut yağ oranını azaltır, uyku düzensizliklerini engeller, hafızayı güçlendirir, iyileşme hızını arttırır, vücuda daha genç, diri bir görünüm kazandırır.